Reflü Ameli̇yatı (Cerrahi̇si̇)

Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması ile karakterize reflü hastalığı, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Kişi yemek sonrası dik bir pozisyonda durarak ve yatmadan yaklaşık iki saat önce besin tüketmeyi bırakarak reflü şikayetlerinden korunabilir. Bunun yanı sıra mide üzerinde basınç oluşturabilecek kıyafetler, sıkı kemerler ve korseler de reflü hastaları için uygun değildir. Aşırı kilolu olmak da mide üzerindeki basıncı arttıran unsurlardan biridir. Bu yüzden reflü hastalarının kilo vererek vücut ağırlıklarını sağlıklı bir düzeye getirmesinde yarar vardır. Reflü hastaları sık aralıklarla küçük porsiyonlar halinde beslenmelidir. Örneğin üç öğün yerine küçük miktarlarda altı öğünlük bir beslenme rutini oluşturularak reflü şikayetleri azaltılabilir. Tüm bunların yanı sıra yağlı yiyecekler, kahve, turunçgiller, domates ve alkollü içecekler de reflü semptomlarının tetiklenmesine yol açar.
Alt özofagus sfinkterini gevşettiği düşünülen sigara da reflü hastalarının uzak durması gereken bir başka unsurdur. Tüm bu beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine karşın reflü şikayetleri azalmayan hastalarda doktorlar ilaç tedavisine başvurur. İlaçların da tedavide yetersiz kaldığı vakalarda cerrahi tedavi seçeneği gündeme gelir. Adana’da hastalarına hizmet veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer reflü ameliyatı (cerrahisi) hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Reflü Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Reflü hastalığının uzun süreler boyunca tedavi edilmemesi hastanın özofagus’unda tahribat yaratır. Bu da hastanın boğaz hassasiyeti, ses kısıklığı, kronik öksürük ve buna bağlı kanamalar, yutma güçlüğü, özofagus darlığı ve skar oluşumu gibi şikayetler yaşamasına neden olur. Reflü daha da ilerlemeye devam ederse yemek borusu hücrelerinde bazı değişiklikler meydana gelir. Bu durum kanser riskini arttıran bir faktördür. Hastanın yaşadığı yakınmalar, özofagus hasarının ne boyutta olduğuna dair ipucu vermez. Bu yüzden uzman bir doktor tarafından klinik tetkikler yapılması gerekir.
Reflü Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?
- Ameliyat değerlendirmesi yapılırken hastanın yaşı önemli bir kriterdir. Özellikle genç hastalarda cerrahi tedavi önceliklidir.
- Yakınmaların tipi, sıklığı ve şiddeti
- Yemek borusundaki tahribatın düzeyi
- İlaç tedavisine rağmen hastalığın sık tekrarlaması
- Reflüye eşlik eden hiatal herni yani mide fıtığının bulunması cerrahi tedaviyi gerektirir.
Reflü Ameliyatı İle Neler Düzeltilebilir?
Günümüzde Reflü ameliyatlarının kapalı yani laparoskopik veya robotikyöntemle gerçekleştirilmesi hem hasta hem de cerrah için çok sayıda avantaj sağlıyor. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen reflü ameliyatlarının ardından hasta çok daha az ağrı hissediyor ve iyileşme süreci çok daha kısa sürüyor. Reflü ameliyatı ile özofagus sfinkterindeki bozukluklar onarılıyor. Yani mide ile yemek borusu arasındaki kapak onarılarak güçlendiriliyor. Bu sayede mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması önlenmiş oluyor.
Reflü hastalarında bozulan kapak mekanizması fundoplikasyon adı verilen yöntemle düzeltilir. Bu yöntemde midenin fundus denilen bölgesi yemek borusu etrafına sarılır. Böylece bu bölge üzerine bir basınç oluşturulur ve mide içeriğinin yemek borusuna kaçışı engellenir. Günümüzde bu ameliyatın iki çeşidi (Nissen veya Toupet) hastanın ve hastalığın durumuna göre tercih edilerek seçilir.
Reflü cerrahisi; tıbbi teknolojik yenilikler sayesinde bir ila bir buçuk saat gibi kısa bir sürede tamamlanabiliyor. Hastalar ameliyatın ertesi günü ağız yolundan beslenmeye başlayabiliyor. Çoğu zaman ameliyattan hemen sonraki gün taburcu edilebiliyor. Laparoskopik reflü ameliyatından kısa bir süre sonra hastalar iş yaşantılarına geri dönebiliyor.
Reflü ameliyatı sayesinde hastaların her gün ilaç kullanma gerekliliği ortadan kalktığı gibi yemek borusundaki olası iltihaplanmalar giderilerek kanser gelişme riski de giderilmiş olur. Reflü ameliyatı hastanın yaşam kalitesini arttırır.
Uzman ve tecrübeli bir cerrah tarafından gerçekleştirilen laparoskopik fundoplikasyon işlemlerinde başarı yüzdesi oldukça yüksek yan etki riski ise minimal düzeydedir.
Reflü Ameliyatı Öncesi
Reflü cerrahisi de her cerrahi operasyonda olduğu gibi bazı risk faktörleri barındırır. Risk unsurlarının önlenebilmesi ve minimuma indirilebilmesi için ameliyat olacağınız cerrahı ve kliniği doğru tercih etmeniz gerekir. Reflü ameliyatları öncesinde doktor kontrolünde hastanın kan sulandırıcı ilaç kullanmayı bırakması gerekir. Operasyondan önceki gece hasta bir şey yiyip içmeyi bırakmalı hatta su bile içmemelidir.
Reflü ameliyatından önce eğer hastanın hipertansiyon, diyabet veya astım benzeri hastalıkları varsa mutlaka cerrahın bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Hastanın kullanması gereken ilaçlar doktor kararı ile durdurulabilir veya kullanılmaya devam edilebilir.
Reflü Ameliyatı Sonrası
Reflü cerrahisinin ardından doktor reçete ettiği ağrı kesici ilaçlarla hastanın ağrılarını baskılar. Hasta yoğun bir ağrı hissetmez. Yalnızca ameliyat sonrası gece belli bir düzeyde sırt ağrısı yaşanabilir. Laparoskopik/Robotik yöntemle gerçekleştirilen reflü ameliyatında hastanın vücudunda büyük kesiler açılmaz. Bu durum komplikasyon veya enfeksiyon görülme riskini minimuma indirir. Ameliyatın ardından doktor randevularının aksatılmaması ve doktorun verdiği beslenme tavsiyelerine uyulması iyileşme sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesini sağlar.
Reflü Ameliyatı Sonrası Beslenme
Reflü operasyonundan sonra hastanın sıvı beslenmesi ve yeterli miktarda sıvı aldığından emin olması gerekir. Operasyondan sonraki birkaç haftalık süreçte hastanın bir miktar yutma güçlüğü yaşaması normal olarak kabul edilebilir. Bu yüzden sıvı, yumuşak ve püre kıvamında gıdalarla beslenmek fayda sağlayabilir.
Ameliyattan sonraki ilk dönemde midenin sindirmesi zor olan ekmek ve et gibi gıdalar tüketilmemeli; bu gıdalar için üç hafta geçmesi beklenmelidir. Reflü ameliyatının ardından hastaların bir bölümünde şişkinlik şikayetleri meydana gelebilir. Ancak bu durum normal kabul edilir ve kısa sürede kendiliğinden iyileşecektir.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı
Reflü hastalarında eğer mide asidinin ağıza gelmesi, acı ve yanma gibi semptomlar her gün yaşanıyorsa ve bu şikayetlere mide fıtığı eşlik ediyorsa, hastanın yemek borusunda iltihap oluşumu söz konusu ise laparoskopik yani kapalı yöntemle reflü cerrahisine başvurulur.
Özellikle 20 – 50 yaş arası hastalar için cerrahi tedavi seçeneği önceliklidir. Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen reflü hastalığı aynı zamanda bazı sindirim sistemi sorunlarını da beraberinde getirir. Klasik açık cerrahi yöntemi ile gerçekleştirilen reflü ameliyatlarının ardından hastanın iki gün hastanede gözetim altında tutulması gerekirken kapalı yöntemde hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilmektedir. Büyük kesiler yerine minimal kesiler üzerinden gerçekleştirilen laparoskopik reflü ameliyatında kanüller ile mide girişine ulaşılır ve müdahale gerçekleştirilir. Aynı zamanda laparoskop adı verilen yüksek çözünürlüklü minimal kamera sayesinde cerrah operasyon bölgesini görüntüleyebilir ve cerrahi hata riskini minimuma indirebilir.
Reflü cerrahisinin ardından yaşanabilecek olası komplikasyonların önüne geçilebilmesi için mutlaka deneyimli ve uzman bir cerrah tercih edilmesi gerekir. Operasyon sonrası iyileşme döneminde hastanın doktorun önerilerine ve talimatlarına harfiyen uyması olası riskleri bertaraf etmek için büyük önem taşır.
Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Hizmeti Verdiğimiz Şehirler
Prof. Dr. Nurkan Törer, Adana’da modern teknolojik donanımı ve deneyimli ekibi ile reflü cerrahisi alanında başarılı operasyonlar gerçekleştiriyor. Adana’nın yanı sıra Mersin, Osmaniye, Gaziantep, Kayseri, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Nevşehir, Aksaray, Konya, Karaman, Diyarbakır, Mardin, Hatay, Niğde, Kahramanmaraş, Elazığ, Sivas, Yozgat, Batman, Muş, Kilis, Erzincan, Şırnak, Hakkari ve Siirt gibi birçok ilden hastalar bu kapsamlı sağlık hizmetinden yararlanıyor. Reflü cerrahisi için randevu almak ve tedavi sürecini başlatmak isteyenler, web sitemiz yoluyla bize ulaşabilir.
Reflü Cerrahisi Fiyatları
Reflü cerrahisi fiyatları; hastanın sağlık durumu, operasyonun kapsamı, kullanılacak cerrahi teknikler, doktor ve ekibin uzmanlığı ile sağlık kuruluşunun donanımına göre değişiklik gösterir. Ayrıca ameliyat öncesi ve sonrası süreçler, hizmetin sunulduğu şehir gibi faktörler de maliyeti etkileyebilir. Reflü cerrahisi fiyat bilgisi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.