Laparoskopik veya açık cerrahi yöntemi ile gerçekleştirilen kolon rezeksiyonu, kolon bölgesinde gerçekleştirilen bir operasyondur. Kolonda meydana gelen iltihap, hasar veya kanserli hücrelerin temizlenmesi için uygulanan kolon rezeksiyonu çeşitli durumlarda laparoskopik veya açık ameliyat yöntemi ile uygulanabilir. Kalın bağırsakolarak da bilinen kolon; ince bağırsak ve rektum arasında kalan bağırsak kısmının adıdır.. Bazı durumlarda doktorlar herhangi bir hastalığın tedavisi için kolonun kısmen ya da tümüyle çıkartılmasına karar verebilirler. Kolonun vücuttan çıkartılmasına kolektomi adı verilir. Eğer kolon kanseri, divertiküler hastalık veya inflamatuar bağırsak hastalığı söz konusu ise kolonun vücutta rezeksiyon işlemi ile çıkartılması gerekir. Adana’da hastalarına hizmet veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer açık veya laparoskopik kolon rezeksiyonu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Çeşitleri Nelerdir?
Laparoskopik kolon rezeksiyonu, kalın bağırsağın kolon bölgesinde meydana gelen hastalıkların tedavisi için uygulanır. Kolon rezeksiyonu kapalı cerrahi yöntemi ile uygulanıyorsa bu operasyona laparoskopik veya robotik kolon rezeksiyonu adı verilir. Kolondaki hasarlı ya da kanserli hücreler bu rezeksiyon işlemi ile hastanın vücudundan temizlenir.
Kısmi Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu
Bu operasyonda kolonun bir bölümünden parça alınır. Kolonda meydana gelen hastalıklı ve yaralı bağırsak bölümü çıkartılır. Ardından kolondaki sağlıklı uçlar, tekrar birleştirilir. Kısmi laparoskopik kolon rezeksiyon işlemleri genellikle kolon kanseri, divertiküler hastalık ve Crohn hastalıklarının tedavisinde tercih edilir.
Hemikolektomi Rezeksiyonu
Bu işlemde hastanın kolonunun sağ veya sol yarısı çıkartılır. Özellikle kolon kanseri vakalarında, ülseratif kolit, bağırsak tıkanıklığı, Crohn hastalığı ve kolon travması gibi durumlarda hemikolektomi rezeksiyonu tercih edilir.
Laparoskopik Total Kolon Rezeksiyonu (Total Kolektomi)
Bu gibi kolon rezeksiyonları ile hastanın kolonunun tamamı vücudundan çıkartılır. Bu işlemde rektumun tümü ya da bir bölümü vücut içerisinde sağlam biçimde tutulabilir.
Laparoskopik total kolon rezeksiyonu iltihaplı bağırsak hastalığı, kolon kanseri, yaralanma, divertiküler hastalık ve şiddetli kabızlık gibi durumlarda tercih edilir.
Proktokolektomi Rezeksiyonu
Bu işlemde kolonla birlikte rektum da çıkartılır. Rektum kanseri, rektum ve anüsü etkileyen konjenital problemler ve iltihaplı bağırsak hastalıklarında kullanılır. Bu hastalara daha sonrasındaki hayat kalitesinin arttırmak amacıyla J poş adı verilen bir uygulama da yapılır. Bu uygulamada ince bağırsaklarda oluşturulan J şeklinde bir cep anüse bağlanarak hastaların tuvalete gitme sıklığı azaltılmaya çalışılır.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Kimlere Gerekir?
Kolonla ilgili sağlık sorunlarının yol açtığı belirtilerin doğru şekilde teşhis edilmesi ve zaman kaybetmeden tedaviye başlanması gerekir. Hastalığın ilerleyişini bu şekilde durdurmak mümkündür. Erken tanı ve tedavi birçok olası komplikasyonunun önlenmesini sağlar.
Uzman bir doktorun yapacağı fiziksel muayenenin yanı sıra çeşitli tahlil ve tetkiklerle kolon rahatsızlıklarının tanısını koymak mümkündür. Örneğin kolonoskopi yöntemi ile hastanın kolonu incelenebilmektedir. Kolon bölgesindeki hastalıkların tanısı koyulurken kapsül endoskopisi, manyetik rezonans, dışkı tahlilleri, kan tahlilleri, karaciğer fonksiyon testleri ve bilgisayarlı tomografi enterografisi gibi tekniklerden yararlanılır.
Gerçekleştirilen tüm bu tetkikler ve muayene bulguları uzman doktor tarafından değerlendirilir. Yapılan değerlendirmelerin neticesinde kolonda meydana gelmiş bir hastalık yahut kanserli hücre söz konusu ise kolaylıkla teşhis edilebilir. Laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme teknolojileri ile kanserli hücrelerin lokasyonu, gelişimi ve yayıldığı bölge tespit edilebilir. Tüm bu veriler ışığında doktor, hastanın durumu ve ihtiyaçlarına yönelik en uygun tedavi planlamasını yapar.
Sıklıkla kalın bağırsak kanserlerinde, Ülseratif kolit veya Chron Koliti dediğimiz İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında, Polipozis Koli durumunda, Komplike olmuş Divertikülitler de çeşitli seviyelerde kolon rezeksiyonu gerekebilir.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Tedavisi Nedir?
Laparoskopik kolon rezeksiyonu işlemi uygulanacak hastalarda tedavi süreci, hastalığın türüne ve kanserli yapının etkisine göre şekillenir. Kolonda bulunan kanserli dokunun yayılım alanı, büyüklüğü ve şiddetine göre tedavideki yol haritası belirlenir.
Belirtilerin şiddeti ve hastalığın genel durumu dikkate alınarak kolondan bir parça mı alınacağına yoksa kolonun tümüyle vücuttan mı çıkartılacağına karar verilir. Laparoskopik veya Robotik (kapalı) ameliyat yöntemi ile gerçekleştirilen tedavinin ardından hastaların iyileşme süreci, açık ameliyatlara kıyasla çok daha hızlı ve konforlu şekilde seyreder. Zira laparoskopik kolon rezeksiyon operasyonunda karın duvarı çok daha az hasar görür. Bu da hastanın ameliyattan sonraki dönemde daha az ağrı yaşamasını sağlar.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Ameliyat öncesinde doktor hastanın ameliyat için hazır olup olmadığından emin olmak ve bazı olası komplikasyonların engellenmesi için kan testine başvurulur. Bunun yanı sıra hastanın akciğer röntgeni çekilerek herhangi bir solunum sorunu olup olmadığı araştırılır.
Hastanın operasyondan önce katı gıda tüketmeyi bırakması ve sıvı tüketimini arttırması beklenir. Yine ameliyattan önce tablet ilaç veya solüsyonla kolon ve rektum bölgesindeki dışkının temizlenmesi sağlanır.
Hastaya genel anestezi uygulanır. Rezeksiyon işlemi kapalı şekilde yapılır. Operasyonun ne kadar süreceği rezeksiyon işleminin niteliğine göre farklılık gösterir. Ameliyat doku ve organların en az hasar göreceği şekilde gerçekleştirilir.
Hastanın karın duvarında birkaç adet minimal kesi açılır. Karın bölgesine açılan bu minimal kesilerden hastanın vücuduna giriş yapılır. Kolonun kanserli veya hasarlı bölgesi vücuttan çıkartılır. Sonrasında sağlam kolon dokusu yeniden birleştirilir.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Hastalar, laparoskopik kolon rezeksiyonu işleminden sonra bir süreliğine hastanede gözetim altında tutulur. Bu dönemde hastanın ağrı şikayetleri kontrol altına alınır. İlk günlerde hasta sıvı ile beslenmelidir. Katı gıdalar tüketmeye yavaş ve aşamalı şekilde bir haftadan sonra geçilmesi gerekir.
İyileşme döneminde hastanın cerrahi işlem gören bölgenin hijyenine özen göstermesi gerekir. Kesiler gazlı bezle kapatılır. Bu gazlı bezlerin belli periyotlarda değişmesi ve gerektiğinde bölgeye pansuman yapılması gerekir.
Hastanın bağırsakları işlevlerini yerine getirebilecek duruma geldiğinde aşamalı olarak katı gıdalara geçiş sağlanabilir. Hastaların doktorun reçete ettiği ilaçları aksatmadan kullanması ve doktor randevularına gitmesi gerekir. Bu sayede iyileşme süreci sağlıklı şekilde tamamlanır.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Tehlikeli Midir?
Operasyonun risk düzeyi kolondan çıkartılan kanser hücreli ya da hasarlı dokunun büyüklüğüne göre farklılık gösterir. Eğer hastanın kolonundan alınan parça küçükse hastalar çok daha kısa sürede iyileşebilir. Ancak çıkartılan parça büyükse veya hastanın kolonu tamamen çıkartılıyorsa bazı komplikasyonların oluşma ihtimali yüksektir. Kesi yerinde irin, sıcaklık, kızarıklık veya şişlik, ateş, kusma ve karın ağrısı gibi durumlar ameliyat sonrası yaşanabilecek bazı komplikasyonlardır. Ameliyat sonrası en önemli konuların başında birbirine dikilen kalın bağırsak kısımlarının kaynamasıdır. Bu yaralarda meydana gelebilecek sorunlarda bağırsak içeriğinin karın içine sızması söz konusu olabilir. Kaçak dediğimiz bu gibi sorunlar ek müdahaleler gerektirebilir.
Kolon Rezeksiyonu Gerektiren Hastalıklar Nelerdir?
Kolon rezeksiyonu, kalın bağırsağın hastalıklı kısmının cerrahi operasyon ile çıkartılması işlemidir. Bu yüzden sadece kolon kanseri için uygulanan bir cerrahi operasyon değildir. Hastalığın türü, kolonun hangi kısmının etkilendiği dikkate alınarak farklı cerrahi yöntemler tercih edilebilir.
Kolon kanseri, komplike divertikül hastalığı ve bazı inflamatuvar bağırsak hastalıkları kolon rezeksiyonunun en temel nedenleri arasındadır. Ayrıca bağırsak tıkanıklığı, ciddi kanamalar, kalıtsal bağırsak hastalıkları, polipler, bağırsak delinmesi ve travma kaynaklı kolon hasarlarına karşı da kolon rezeksiyonu işlemi uygulanması gerekebilir.
Ameliyata karar verilirken sadece hastalığın varlığı değil, kolonun hangi kısmının etkilendiği, hastalığın ne derece yayıldığı ve hastanın genel sağlık durumu göz önünde bulundurulur.
Kolon Rezeksiyonunda Bağırsak Uçları Nasıl Birleştirilir?
Kolonun hastalıklı kısmı çıkartıldıktan sonra cerrah, uygun bulunan hastalarda kalan sağlıklı bağırsak uçlarını birbirine bağlayabilir. Kolon anastomozu adı verilen bu işlem, bağırsakların doğal fonksiyonlarının korunmasını sağlar.
Fakat her hastada bağırsak uçları aynı seansta birleştirilemeyebilir. Özellikle bağırsak delinmesi, ciddi iltihaplanma, yaygın karın içi enfeksiyon gibi durumlar söz konusuysa ve hastanın genel sağlık durumu uygun olmazsa anastomoz uygulanması riskli olabilir.
Bu ve benzeri vakalarda geçici ya da nadiren kalıcı kolostomi uygulanması gerekebilir. Stomanın gerekli olup olmadığına hastalığın özellikleri, ameliyat esnasında görülen bulgular ve bağırsakların güvenli biçimde birleştirilip birleştirilemeyeceği incelenerek karar verilir.
Kolon Rezeksiyonu Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Kolon ameliyatının ardından bağırsakların normal işlevlerine tekrar kavuşması zaman alabilir. Bu yüzden beslenmeye genel olarak aşamalı şekilde geçilir. İlk dönemde hastaların sıvı tüketimi ve bağırsak hareketleri takip altında tutulur. Bağırsakların çalışmaya başlaması ile birlikte doktorun tavsiyesiyle sindirilmesi kolay gıdalara geçilir.
İyileşme sürecinde yeterli miktarda sıvı alınması büyük önem taşır. Beslenme planı, operasyonun kapsamına, kolonun çıkarılan bölümüne ve hastanın bağırsaklarının çalışma durumuna göre farklılık gösterir.
Özellikle ilk haftalarda aşırı yağlı, baharatlı, gaz veya şişkinlik yaratabilecek gıdaların sınırlı şekilde tüketilmesi gerekir. Hastanın operasyon sonrasında kendisine verilen beslenme tavsiyelerine uyması ve yeni bir gıdayı beslenme rutinine eklerken vücudun verdiği tepkiyi takip etmesi gerekir.
Kolon Rezeksiyonu Sonrasında Günlük Yaşama Dönüş Ne Zaman Olur?
Kolon rezeksiyonunun ardından hastanın günlük yaşama dönüş süresi her hasta için farklılık gösterir. Operasyonun laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemi ile gerçekleştirilmesi, çıkarılan kolon bölümünün boyutu ve hastanın genel sağlık durumu iyileşme sürecini etkiler.
Kapalı cerrahi yöntemlerin tercih edildiği hastalarda açılan kesiler minimal boyuttadır. Bu yüzden bu hastalar daha hızlı ve daha kolay hareket edebilirler ve günlük yaşantılarına daha çabuk dönerler. Hastaların özellikle operasyondan sonraki ilk haftalarda ağır kaldırmaktan ve karın kaslarını zorlayıcı aktivitelerde bulunmaktan kaçınmaları gerekir.
İşe, egzersiz yapmaya, araç kullanmaya ve diğer fiziksel aktivitelere ne zaman başlanacağı doktor tarafından hastanın iyileşme süreçlerine göre belirlenmelidir.
Kolon Rezeksiyonu Sonrasında Takip Neden Önemlidir?
Kolon rezeksiyonu işleminin ardından hastaların doktor kontrollerine düzenli olarak gitmesi sonuçlarının değerlendirilebilmesi ve muhtemel problemlerin erkenden tespit edilebilmesi için büyük önem taşır. Özellikle de ameliyat kolon kanserinden dolayı gerçekleştirildiyse daha kapsamlı bir takip sürecine ihtiyaç duyulabilir.
Patolojik incelemenin ardından çıkarılan dokunun özellikleri incelenir ve hastalığın evresi tespit edilir. Ardından hastanın tedavi gereksinimleri planlanır. Doktor eğer gerekli görürse onkoloji ve gastroenteroloji gibi farklı branşlardan uzmanların da tedavi sürecine dahil edilmesine karar verebilir.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Hizmeti Sunduğumuz Şehirler Hangileri?
Adana’da Prof. Dr. Nurkan Törer ve ekibi, robotik / laparoskopik cerrahi teknolojisiyle kolon rezeksiyonu tedavilerinde öncü konumda... Hatay, Gaziantep, Mersin, Kayseri, Diyarbakır, Osmaniye, Şanlıurfa, Malatya, Konya, Nevşehir, Kilis, Aksaray, Adıyaman, Elazığ, Batman, Siirt, Şırnak, Muş, Karaman, Yozgat, Hakkari, Kahramanmaraş, Erzincan ve Niğde gibi farklı illerden gelen hastalar, minimal invaziv laparoskopik ameliyatlarla güvenli tedavi olanağı buluyor.
Laparoskopik Kolon Rezeksiyonu Cerrahisi Fiyatları Nasıl Belirlenir?
Ameliyat fiyatları, hastanın sağlık durumu, kullanılan robotik cerrahi sistemler, cerrahın deneyimi ve hastanenin teknik donanımına göre değişir. Ayrıca hizmet verilen bölge ve ameliyat öncesi-sonrası süreçler fiyatı etkiler. Güncel fiyat bilgisi için bizimle iletişime geçerek tedavi sürecinize güvenle yön verebilirsin
Laparoskopik / Açık Kolon Rezeksiyonu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kolon rezeksiyonu ameliyatı kaç saat sürer?
Kolon rezeksiyonu ameliyatının süresi, çıkartılacak olan kolon bölümüne, hastalığın ne derece yaygın olduğuna, hastanın genel sağlık durumuna ve tercih edilen cerrahi yönteme göre farklılık gösterir. Bu yüzden her hasta için geçerli bir ameliyat süresi belirtmek doğru olmaz.
Kolonun bir bölümü alınırsa kalan kolon yeterli olur mu?
Birçok hastada kolonun bir kısmının çıkartılmasından sonra kalan bağırsak bölümleri, fonksiyonlarını devam ettirir. Fakat bağırsaktan ne kadarlık bir bölümün çıkartılacağı, hastanın yaşam kalitesini ne ölçüde etkileyeceği hastalığın türüne göre farklılık gösterir.
Kolon rezeksiyonu sonrası kolostomi kesin olarak gerekir mi?
Hayır, her kolon rezeksiyonu ameliyatından sonra hastaya kolostomi uygulanması gerekmez. Birçok hastada bağırsak uçları ameliyat sırasında yeniden birbirine bağlanabilir. Fakat kimi zaman geçici nadiren de kalıcı kolostomi uygulanması gerekebilir. Kolostomi konusundaki karar hastanın klinik durumuna göre cerrah tarafından verilir.
Laparoskopik kolon ameliyatı mı, açık ameliyat mı daha uygundur?
Her yöntem her hasta için uygun değildir. Ancak uygun görülen hastalarda laparoskopik cerrahi daha küçük kesiler ve daha hızlı iyileşme gibi önemli avantajlar sağladığı için ilk tercih olarak değerlendirilir. Buna karşın hastalığın özellikleri ve hastanın koşulları kimi zaman açık cerrahi yöntemini gerekli kılabilir.
Kolon rezeksiyonu sonrası dışkılama düzeni değişir mi?
Operasyonun ardından hastaların bir süre dışkılama sıklığında, bağırsak alışkanlıklarında veya dışkı kıvamında bazı değişiklikler meydana gelebilir. Çıkartılan kolon bölümüne ve hastanın bağırsak işlevlerine göre bu değişiklikler zaman içerisinde azalabilir.
Kolon rezeksiyonu kanser tedavisinde yeterli olur mu?
Kolon kanseri vakalarında cerrahi tedavinin tek başına yeterli olup olmadığı lenf nodlarının durumu, tümörün evresi ve patolojik inceleme sonuçları gibi çok sayıda faktörle ilişkilidir. Bazı hastalarda ameliyat yeterli olurken bazı hastalarda operasyon sonrası kemoterapi ve farklı destekleyici tedaviler uygulanması gerekebilir.
Kolon rezeksiyonu sonrasında kanser tekrarlar mı?
Kolon kanserinden dolayı ameliyat edilen hastalarda kanserin nüks etme riski hastalığın evresine, patolojik özelliklerine göre şekillenir. Bu yüzden operasyonun ardından hastanın düzenli olarak onkolojik takip altında tutulması, doktorun önerdiği kontrolleri aksatmaması gerekir.
Kolon rezeksiyonu ameliyatından sonra ne zaman doktora başvurulmalıdır?
Yüksek ateş, sürekli kusma, cerrahi yara yerinde belirgin kızarıklık, kanama, akıntı, karın ağrısı, şişlik, dışkılama ve gaz çıkarma sorunları gibi durumlar görülürse geç kalmadan doktorla iletişime geçmek gerekir.
Adana'da En İyi Kolon Rezeksiyonu Yapan Doktor Kimdir?
“Adana’da en iyi kolon kanseri cerrahisi yapan doktor kimdir?” sorusu, kolon kanseri tanısı alan veya cerrahi tedavi seçeneklerini araştıran hastalar tarafından sıkça aranmaktadır. Ancak sağlık hizmetlerinde “en iyi” gibi üstünlük belirten ifadelerin bilimsel olarak nesnel biçimde kanıtlanması mümkün olmadığı gibi, sağlık mevzuatı açısından da bu tür tanımlamalar uygun kabul edilmemektedir.
Kolon kanseri cerrahisi; tümörün kolondaki konumu, hastalığın evresi ve yayılım durumu, hastanın genel sağlık durumu ve eşlik eden hastalıkları değerlendirilerek kişiye özel olarak planlanır. Uygun hastalarda laparoskopik veya açık kolon rezeksiyonu tercih edilebilir. Cerrahi yöntemin belirlenmesinde doğru tanı, hastalığın özellikleri, cerrahın deneyimi ve multidisipliner tedavi yaklaşımı önemli rol oynar.