Laparoskopik veya Robotik yani kapalı reflü ameliyatları, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması ile karakterize reflü hastalığının tedavisinde uygulanan cerrahi prosedürdür. Reflü tedavisinin kapalı ameliyat yöntemi ile yapılması hem cerrah hem de hasta açısından çok sayıda avantaj sağlar. Hastanın vücudunda açılacak kesilerin çok daha küçük olması iyileşme sürecini büyük oranda kısaltır ve çok daha konforlu hale getirir. Hastanın hissedeceği ağrı şikayetlerini minimuma indirir. Reflü hastalığından dolayı hayat kalitesi olumsuz etkilenen hastalar için laparoskopik/robotik reflü ameliyatları kesin ve etkili bir tedavi seçeneği oluşturur. Adana’da hastalarına hizmet veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer, laparoskopik reflü cerrahisi hakkında bilgi verdi.
Mide Reflü Hastalığı nedir?
Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Yemek borusu ile mide arasında da birçok farklı mekanizma ile mide içeriğinin geriye kaçışı engellenir. Bu düzeneklerin tamamına ise halk arasında mide kapağı adı verilmektedir. Yemek borusu ile Mide arasında tek yönlü bir çekvalf (check valve) gibi çalışan bu kapak mekanizmasındaki arızalar mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına yani ‘Mide Reflü Hastalığı’ na sebep olabilir.
Mide Fıtığı nedir?
Fıtık; herhangi bir doku ya da organın olmaması gereken bölgeye doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanabilir. Göğüs kafesi ile karın boşluğunu ayıran Diyafram dediğimiz zardaki bir açıklıktan yemek borusu geçer. Bu açıklığın genişlemesi halinde midenin göğüs kafesine doğru yer değiştirmesine ‘Mide Fıtığı’ denir. Bu fıtıklaşma kapak mekanizmalarının bozulmasına sebep olduğu için ‘Mide Reflü Hastalığı’na yol açar.
Yani her Reflü hastasında fıtık olmayabilir ancak mide fıtığı olan hastalarda reflü şikayetleri sık görülür.
Mide Reflüsü Tanı Yöntemleri nelerdir?
Yaşam kalitesini bozan en önemli sağlık sorunlarından biri olan reflü hastalığının kesin tanısını koymak bazen çok zor olabilir.
Şikayetler diğer mide bağırsak sistemi hastalıkları ile karışabileceği için uzman hekimler tarafından yapılacak dikkatli bir muayene sonrası yapılması gereken tetkikler şunlar olabilir.
- Mide Endoskopisi
- Baryumlu Ösefagus Mide Duodenum grafisi
- 24 Saatlik pH monitörizasyonu
- Ösefagus Motilite testi
Midede olabilecek diğer sorunları görebilmek ve dışlamak adına ilk tanı yöntemi endoskopik muayene olmalıdır. Endoskopi ile midede ülser, tümör veya tıkanıklık darlık gibi sorunlar olmadığı görülebilir. Mide fıtığı var ise yine endoskopik bakı ile tespit edilebilir. En önemlisi yemek borusunda mide asitinin geriye kaçışı nedeniyle oluşabilecek hasarlar (kızarıklık, ülserleşme gibi değişiklikler) saptanabilir.
Tanı yöntemleri arasında endoskopi ve ilaçlı (baryumlu) mide filmi çoğu zaman tanıya yardımcı olmakla beraber bu hastalığın tanısında altın standart ‘24 saatlik pH monitorizasyonu’ dur. Yemek borusundaki pH değişimlerinin bir kateter yardımı ile 24 saat boyunca takip edilmesini sağlayan bu yöntem ile reflü tanısı netleştirilen hastaların ameliyattan fayda görüp görmeyeceği de daha net anlaşılır.
Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Nedir?
Reflü ameliyatı, reflü hastalığının tedavisi için uygulanan, mide asidinin ve içeriğinin yemek borusuna geri kaçması şikayetini gideren cerrahi operasyondur. Reflü rahatsızlığı hastada boğaz ağrısı, öksürük, mide ekşimesi, göğüs ağrısı ve benzeri önemli şikayetlere neden olur. Bu ve benzeri şikayetler ilaç tedavileri ile kontrol altına alınamadığı taktirde cerrahi tedavi seçeneği gündeme gelir. Ameliyatı gerçekleştiren doktor mide ve yemek borusu arasında yer alan kapak sistemini onarır, güçlendirir ve yeniden yapılandırır.
Reflü Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Reflü rahatsızlığının tedavisinde kullanılan yöntemler arasında beslenme tarzında yapılacak sağlıklı değişiklikler, ilaç uygulamaları ve bazı yaşam tarzı değişiklikleri yer alır. Reflü şikayetlerini azaltmak için atılabilecek adımlar şu şekildedir:
- Yemeklerden hemen sonra uzanmamak ve olabildiğince dik bir pozisyonda durmak
- Kilo vermek ve sağlıklı vücut ağırlığına ulaşmak
- Sigaradan ve alkollü içeceklerden olabildiğince uzak durmak
- Yatmadan hemen önce yemek yememek
- Reflüye yol açabilecek veya reflüyü tetikleyecek yiyecek ve içeceklerden sakınmak
Reflü hastalığı ile mücadele ederken, hasta baharatlı gıdalardan, asitli ve gazlı içeceklerden uzak durmalıdır. Yaşam tarzında yapılabilecek değişiklikler hastanın gösterdiği reflü semptomlarının hafifletilmesinde yetersiz kalırsa doktor ilaç tedavisi uygulamaya karar verir. Ancak tüm bunlar bir sonuç vermekte yetersiz kalırsa ileri seviyedeki vakalar için cerrahi tedavi seçeneği gündeme gelir.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı Nedir?
Laparoskopik/Robotik yani kapalı reflü ameliyatı mide içeriğinin kişinin yemek borusuna geri kaçmasını önlemek için uygulanan minimal invaziv bir operasyondur. Bu operasyon “Laparoskopik/RobotikFundoplikasyon’’ olarak da adlandırılır. Hastaya veya reflü şiddetine göre Nissen veya Toupet olmak üzere iki farklı fundoplikasyon seçeneğinden birine karar verilir. İlaç uygulamaları ile iyileşme sağlanamaz ise veya mide fıtığı bulunan kişilerin yaşam kalitesi reflü yüzünden olumsuz etkileniyorsa reflü ameliyatı gündeme gelir. Laparoskopik Reflü Ameliyatı, klasik açık cerrahi yöntemi ile gerçekleştirilen reflü ameliyatlarına kıyasla daha az invaziv bir operasyondur. Bu yüzden operasyonun ardından iyileşme süreci çok daha ağrısız, kısa ve konforlu olur. Hastalar normal gündelik yaşantılarına çok daha çabuk dönerler.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Nasıl Olur?
Laparoskopik (Kapalı) Reflü Ameliyatı midenin üst bölümünü yemek borusunun alt bölümüne bağlayan ve mide kapağı olarak adlandırılan mekanizmaların onarılmasını ve güçlendirilmesini sağlar. Basitçe anlatmak gerekirse midenin fundus adı verilen üst kısmı serbestlenip yemek borusu etrafına sarılarak bu alanda belli bir basınç alanı oluşturulur. Operasyon sırasında hastanın karın duvarı üzerinde minimal kesiler açılır. Bu kesilerden kamera ve cerrahi ekipmanlarla hastaların vücuduna giriş yapılır. Kameradan sağlanan yüksek çözünürlüklü görüntüler ameliyat sırasında doktora rehberlik eder. Doktor cerrahi müdahaleyi gerçekleştirirken operasyonu monitör üzerinden takip eder. Hastalar genel anestezi etkisi altındayken uygulanan laparoskopik reflü ameliyatı, ortalama bir saat içerisinde tamamlanabilmektedir.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı Kimlere Uygulanır?
Laparoskopik (Kapalı) Reflü cerrahisi; ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile sonuç alamayan reflü hastalarına uygulanır. Reflü hastalığında mide asidi ve içeriği yemek borusuna geri kaçar. Bu da hastanın yemek borusunda yanma, ekşime, ses kısıklığı, boğaz yanması ve göğüs ağrısı gibi şikayetlerin meydana gelmesine yol açar.
- İlaç tedavisine karşın şikayetlerinde bir düzelme olmayan hastalar
- İlaç kullanmayı bırakır bırakmaz semptomları yeniden ortaya çıkan hastalar
- İlaç kullanmalarına rağmen yemek borusundaki yaraları iyileşmeyen hastalar laparoskopik reflü cerrahisi için uygun adaylar olarak değerlendirilir.
Laparoskopik Reflü Cerrahisinin Avantajları Nelerdir?
Reflü hastalığının cerrahi tedavisinde Laparoskopik yöntemin sağladığı avantajlar bir hayli fazladır. Hastanın öznel koşulları ve cerrahın tercihi doğrultusunda reflü ameliyatının laparoskopik yöntemle uygulanıp uygulanmayacağına karar verilir. Kapalı yöntemin avantajlarını sıralamamız gerekirse:
- Olası komplikasyon riski minimal boyutlardadır.
- Hastanın kan kaybı yaşama ihtimali düşüktür.
- Enfeksiyon meydana gelme riski oldukça azdır.
- Açık cerrahi yöntemine kıyasla hastanın günlük yaşantısına çok daha erken dönmesini sağlar.
- Ameliyat için açılan kesiler minimal boyutta olacağı için ağrı şikayetleri daha azdır.
- İyileşme süreci çok daha hızlı ve konforlu geçer
- Laparoskopik operasyonların ardından hastanın vücudunda kalacak ameliyat izi çok daha küçük olur.
Laparoskopik Reflü Cerrahisi Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Kapalı reflü ameliyatının öncesinde hasta detaylı muayenelerden geçer. Doktorun gerekli gördüğü bazı test ve tetkikler uygulanır. Fiziksel muayene dışında gerekirse tanıdan emin olmak için 24 saatlik pH monitorizasyonu, manometri veya endoskopi gibi görüntüleme tetkiklerine başvurulabilir. Laparoskopik Reflü Cerrahisi öncesinde hastaların dikkat etmesi gereken bazı noktalar şu şekildedir:
- Doktorun operasyon öncesi verdiği ilaçlar titizlikle kullanılmalı
- Operasyondan önceki gece yarısından sonra bir şey yiyip içilmemeli
- Ameliyata duş alınarak gelinmeli
- Bir veya iki gün hastanede kalma olasılığı düşünülerek gereken hazırlıklar yapılmalı
Laparoskopik Reflü Cerrahisi Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Laparoskopik Reflü operasyonundan sonra birkaç haftalık iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar şu şekildedir:
- Doktorun öneri ve talimatlarına harfiyen uymak
- Doktorun verdiği ağrı kesicileri ihmal etmemek
- Eğilmekten veya ağır nesneler kaldırmaktan kaçınmak
- Bol miktarda su tüketmek
- İlk 4-6 hafta sıvı veya yumuşak vasıflı gıdalarla (çorba, yoğurt,muhallebi kıvamında) beslenmek
- Reflü şikayetini tetikleyen baharatlı yiyeceklerden, alkollü içeceklerden ve kafeinden sakınmak
Operasyonun ardından hasta tamamen hareketsiz kalmamalı. Fakat kendisini zorlayacak ağır aktivitelerden de sakınmalıdır. Mutlaka her ameliyat sonrası olduğu gibi laparoskopik reflü ameliyatından sonra da hafif ağrı ve rahatsızlık hissi yaşanacaktır. Fakat doktorunuzun verdiği ağrı kesicileri kullanarak bu ağrıları kontrol altına alabilirsiniz. Bütün bu rahatsızlıklar birkaç gün içerisinde azalacaktır.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Her operasyonun kendisine özgü bir seyri olur. Ancak ortalama bir süreden söz etmemiz gerekirse kapalı reflü ameliyatı bir veya bir buçuk saat içerisinde tamamlanabilmektedir.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı Riskli Mi?
Her ameliyat belli oranda riskler barındırır. Ancak laparoskopik reflü ameliyatı komplikasyon yaşanma ihtimalini büyük oranda azaltır.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı Sonrası Reflü Tekrarlar Mı?
Cerrahi tedavi sonrası nüks etme ihtimali bulunan hastalıklardan biri de reflüdür. Ancak tecrübeli bir cerrah tarafından uygun şekilde gerçekleştirilen operasyonların sonrasında hastalığın tekrarlama riski oldukça düşüktür.
Reflü Ameliyatsız İyileşir Mİ?
Evet, cerrahi tedavi olmaksızın da reflü hastalığında iyileşme sağlanabilir. Bu yüzden öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme önerileri ve ilaç uygulamaları ile sonuç almaya çalışılır. Fakat tüm bu tedavi yöntemleri iyileşme sağlayamaz ve yetersiz kalırsa cerrahi tedavi gündeme gelir.
Reflü Hastalığı İlerlerse Ne Olur?
Reflü hastalığının tedavi edilmediği ve ilerlediği vakalarda yemek borusunda daralma meydana gelebilir. Bu da kişinin yutma güçlüğü yaşamasına yol açar. Ülser benzeri mide yarası oluşabilir. Reflü ciddiye alınması ve bir an önce tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Uzun süreli mide asitine maruz kalan yemek borusundaki hücreler başkalaşım göstererek (metaplazi) kanser riski oluşturabilir.
Reflü Ameliyatı Kararı Nasıl Verilir?
Reflü ameliyatı kararı alırken sadece hastanın mide yanması veya ekşime şikayetlerine bakılarak alınmaz. İlk olarak hastanın şikayetlerinin gerçekten gastroözofageal reflü hastalığından kaynaklandığının tespit edilmesi gerekir. Bu yüzden hastanın şikayetleri, yemek borusunun hareketleri, endoskopi bulguları ve asit kaçağı gibi durumlar birlikte değerlendirilir.
Özellikle ameliyat edilmesi planlanan hastalarda özofagus manometrisi, endoskopi ve 24 saatlik ph veya ph-impedans ölçümüne başvurulur. Tüm bu incelemeler reflü tanısının kesinleştirilmesi ile birlikte yemek borusu hareketlerinin ameliyat için uygun olup olmadığının anlaşılmasını sağlar.
Mide fıtığının olması, ilaç tedavisi uygulanmasına rağmen varlığını sürdüren objektif reflü bulguları ve regürjitasyon benzeri şikayetlerin ön planda olması, cerrahi tedavi seçeneğini öne çıkartır. Fakat kesin karar, hastanın bütün bulguları bir arada değerlendirilerek alınır.
Nissen ve Toupet Fundoplikasyon Arasındaki Fark Nedir?
Reflü ameliyatında fundoplikasyonun farklı yöntemleri kullanılabilir. Bunlar arasında en çok tercih edilen yöntemler Nissen Fundoplikasyon ve Toupet Fundoplikasyondur. Nissen Fundoplikasyon yönteminde midenin üst kısmı yemek borusunun çevresine daha geniş bir açıyla sarılır. Reflü şikayetlerini engellemekle görevli mekanizma bu şekilde güçlendirilmiş olur. Toupet Fundoplikasyon yönteminde ise mide fundusu yemek borusunun arka kısmını kısmi olarak saracak şekilde sabitlenir.
Her hastanın ihtiyacı olan yöntem farklıdır. Yemek borusunun hareket kapasitesi, mide fıtığının durumu, mevcut reflünün özellikleri ve hastanın yaşadığı şikayetler değerlendirilerek hasta için en uygun cerrahi yöntem belirlenebilir. Bu yüzden fundoplikasyon yönteminin planlaması operasyon öncesinde kişiye özel olarak yapılır.
Reflü Ameliyatında Mide Fıtığı da Onarılır mı?
Eğer hastada reflüye eşlik eden mide fıtığı yani hiatal herni söz konusuysa cerrahi operasyon sırasında mide fıtığı da onarılabilir. Mide fıtığı, midenin bir bölümünün diyaframdaki yemek borusu açıklığından, göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesi sonucunda meydana gelir.
Ameliyat esnasında mide yeniden karın içerisinde, olması gereken konumuna getirilir. Sonrasında diyafram kasındaki genişlemiş açıklık, uygun biçimde onarılır. Sonrasında reflüyü önlemek için fundoplikasyon işlemi gerçekleştirilir. Bu sayede hem anatomik sorun hem de mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına yol açan mekanizma tek bir operasyonla iyileştirilmiş olur.
Robotik Reflü Cerrahisinin Laparoskopik Cerrahiden Farkı Nedir?
Robotik reflü ameliyatı da laparoskopik cerrahi gibi minimal invaziv yani kapalı bir cerrahi tekniktir. Her iki operasyonda da karın duvarında açılan minimal kesiler aracılığı ile gerçekleştirilir.
Robotik sistem, cerraha üç boyutlu görüntüleme ve yüksek hassasiyette hareket kabiliyeti gibi avantajlar sağlar. Laparoskopik cerrahi yönteminde ise cerrah ameliyatı kamera görüntüleri eşliğinde doğrudan kullandığı cerrahi ekipmanlarla gerçekleştirir.
Hangi yöntemin daha uygun olduğuna hastanın özellikleri, hastanenin teknik donanımı, cerrahın deneyimi ve hastanın gereksinimleri doğrultusunda karar verilir. Robotik cerrahi yöntemi her reflü hastası için uygun olmayabilir. Bu yüzden tedavi planlamasının kişiye özel olarak yapılması gerekir.
Reflü Ameliyatından Sonra Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Fundoplikasyon işleminin ardından mide ve yemek borusunun yeni anatomik yapısına uyum sağlayabilmesi için beslenme düzeninin aşamalı olarak planlanması gerekir. İlk evrede hasta sıvı ve yumuşak kıvamlı, sindirilmesi kolay gıdalarla beslenmelidir. Ardından doktorun önerileri doğrultusunda aşamalı olarak katı gıdalara geçilebilir.
Özellikle ilk haftalarda küçük porsiyonlar halinde, yavaşça ve iyice çiğneyerek beslenmek gerekir. Gaz yapabilecek yiyecek ve içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Bu sayede şişkinlik ve rahatsızlık hissi azaltılabilir.
Beslenme düzeninin süresi ve içeriği, tercih edilen cerrahi yönteme ve hastanın iyileşme sürecine göre farklılık gösterebilir. Bu yüzden operasyon sonrasında beslenme programı kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Hizmeti Sunduğumuz Şehirler Hangileri?
Adana’da Prof. Dr. Nurkan Törer ve ekibi, laparoskopik/robotik cerrahi teknolojisiyle reflü tedavilerinde öncü konumda... Hatay, Gaziantep, Mersin, Kayseri, Diyarbakır, Osmaniye, Şanlıurfa, Malatya, Konya, Nevşehir, Kilis, Aksaray, Adıyaman, Elazığ, Batman, Siirt, Şırnak, Muş, Karaman, Yozgat, Hakkari, Kahramanmaraş, Erzincan ve Niğde gibi farklı illerden gelen hastalar, minimal invaziv laparoskopik ameliyatlarla güvenli tedavi olanağı buluyor.
Laparoskopik Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Fiyatları Nasıl Belirlenir?
Ameliyat fiyatları, hastanın sağlık durumu, kullanılan cerrahi sistemler, cerrahın deneyimi ve hastanenin teknik donanımına göre değişir. Ayrıca hizmet verilen bölge ve ameliyat öncesi-sonrası süreçler fiyatı etkiler. Güncel fiyat bilgisi için bizimle iletişime geçerek tedavi sürecinize güvenle yön verebilirsiniz.
Laparoskopik/Robotik Reflü Ameliyatı (Cerrahisi) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Reflü ameliyatı kesin çözüm sağlar mı?
Reflü ameliyatının amacı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını önleyen mekanizmayı onarmak ve güçlendirmektir. Uygun bulunan hastalarda cerrahi tedavi, şikayetlerin belirgin şekilde azalmasını ve hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesini sağlar. Fakat hiçbir ameliyat hastalığın yaşam boyunca tekrarlamamasını garanti edemez.
Reflü ameliyatından sonra ilaç kullanmak gerekir mi?
Başarılı bir ameliyatın ardından hastaların büyük bölümünde reflü ilaçlarına duyulan ihtiyaç azalır veya tümüyle ortadan kalkar. Ayrıca bazı hastalarda ameliyatın ardından ilaç kullanımı gerekebilir. İlaçların bırakılması veya tekrar kullanılmaya başlanması muhakkak doktor tavsiyesiyle alınması gereken kararlardır.
Reflü ameliyatından sonra yutma güçlüğü olur mu?
Operasyonun erken döneminde yemek borusu ve mide çevresindeki ödemden dolayı hastalar geçici yutma güçlüğü yaşayabilir. Genel olarak iyileşme dönemi ilerledikçe bu şikayetler azalır. Kalıcı ya da giderek artış gösteren yutma güçlüğü yaşanırsa hastanın doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Reflü ameliyatından sonra gaz ve şişkinlik olur mu?
Fundoplikasyon işleminin ardından bazı hastalarda gaz, şişkinlik ya da geğirme güçlüğü gibi şikayetler meydana gelebilir. Bu operasyon sırasında oluşturulan yeni anatomik yapı ile ilgilidir. Beslenmenin yavaşlatılması, porsiyonların küçültülmesi, gaz yapan gıdaların tüketiminin sınırlandırılması bazı hastalarda şikayetlerin azalmasını ve kontrol altına alınmasını sağlar.
Reflü ameliyatından sonra ne zaman normal beslenmeye geçilir?
Normal beslenme düzenine dönüş süreci her hasta için farklılık gösterir. İlk aşamada sıvı ve yumuşak gıdalarla beslenmeye başlamak tavsiye edilir. Sindirim sistemi yeni anatomik yapısına uyum sağladıkça katı gıdalara geçilebilir. Hangi gıdanın ne zaman tüketilebileceği konusunda cerrahın önerilerine göre hareket etmek gerekir.
Reflü ameliyatı kilo aldırır mı?
Reflü operasyonu doğrudan kilo almanıza sebep olacak bir durum değildir. Fakat ameliyatın ardından yutma güçlüğünün azalması ve beslenme düzeninin normale dönmesi ile birlikte bazı hastaların beslenme alışkanlıklarında değişimler yaşanabilir. Bu süreçte kilo kontrolünü sağlamak için diyetisyen desteği alınabilir ve düzenli fiziksel aktivitelerde bulunulabilir.
Reflü ameliyatından sonra geğirememe normal midir?
Fundoplikasyon uygulanan hastaların bazıları operasyon sonrasında geğirmede güçlük çekebilir. Özellikle ameliyattan sonraki ilk dönemde gaz ve şişkinlik gibi şikayetler meydana gelebilir. Bu şikayetlerin uzun sürmesi ya da belirgin biçimde kişiyi rahatsız etmesi halinde muhakkak cerrahla iletişime geçmek gerekir.
Reflü ameliyatı mı, ömür boyu ilaç kullanmak mı daha iyidir?
Her hasta için daha iyi olarak nitelendirilebilecek bir seçenek yoktur. Hastanın yaşı, ilaç tedavisine nasıl yanıt verdiği, reflünün kesin olarak kanıtlanması veya mide fıtığının varlığı gibi durumlar doğrultusunda kişinin ihtiyaçlarına en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Bu yüzden deneyimli bir hekim tarafından yapılacak kişisel tıbbi değerlendirmeler büyük önem taşır.
Adana'da En İyi Laparoskopik/Robotik Reflü Ameliyatı Yapan Doktor Kimdir?
“Adana’da en iyi laparoskopik/robotik reflü ameliyatı yapan doktor kimdir?” sorusu, reflü hastalığı nedeniyle cerrahi tedavi araştıran hastalar tarafından sıkça sorulmaktadır. Ancak sağlık hizmetlerinde “en iyi” gibi üstünlük ifade eden değerlendirmeler bilimsel olarak nesnel biçimde kanıtlanamadığı gibi yürürlükteki sağlık mevzuatı açısından da uygun kabul edilmemektedir.
Reflü tedavisi; hastanın şikâyetleri, reflünün şiddeti, mide fıtığı varlığı, endoskopi ve gerekli durumlarda pH monitorizasyonu gibi tetkiklerin sonuçları değerlendirilerek kişiye özel planlanır. Uygun hastalarda laparoskopik veya robotik reflü ameliyatı (fundoplikasyon), mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını azaltmak amacıyla uygulanabilir.
Tedavi sürecinde doğru tanı, hastaya uygun cerrahi yöntemin belirlenmesi, deneyimli bir genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirme yapılması ve ameliyat sonrası düzenli takip önem taşır.