Yemek Borusu Kanseri̇ (Özefajektomi̇)

Yemek borusu kanseri, tıbbi adıyla özofagus kanseri, yemek borusunu oluşturan hücrelerde başlayan ve kontrolsüz şekilde büyüyen bir kanser türüdür. Yaklaşık 25-30 cm uzunluğundaki bu kaslı tüp, yutulan besinlerin mideye geçişini sağlar. Kanserin bu organda gelişmesi, sindirim sisteminin işleyişini ciddi şekilde etkileyebilir.
Yemek borusu kanseri, genellikle iki ana tipte sınıflandırılır: skuamöz hücreli karsinom ve adenokarsinom. Skuamöz hücreli tip, yemek borusunun üst ve orta kısımlarında, adenokarsinom ise mideye yakın alt kısımda görülme eğilimindedir. Her iki tür de benzer ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Konuya dair önemli bilgileri Prof. Dr. Nurkan Törer aktarıyor.
Kanserin Gelişme Süreci ve Risk Faktörleri
Yemek borusu kanserinin gelişimi, uzun yıllar boyunca fark edilmeden ilerleyen bir süreçtir. Bu süreçte çeşitli çevresel ve genetik faktörler etkilidir. En yaygın risk faktörleri şunlardır:
- Sigara ve Alkol Kullanımı: Özellikle skuamöz hücreli kanser için en güçlü risk etkenleridir.
- Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD): Uzun süreli reflüye bağlı gelişen Barrett özofagusu, adenokarsinom riskini artırabilir.
- Beslenme Alışkanlıkları: Yetersiz meyve-sebze tüketimi, aşırı sıcak içecek, işlenmiş ve tütsülenmiş gıdalar riski yükseltebilir.
- Obezite: Mideye yakın yerleşimli adenokarsinom ile ilişkilendirilmiştir.
- Yaş ve Cinsiyet: 60 yaş üstü bireylerde ve erkeklerde görülme oranı daha yüksektir.
Bu faktörlerin bazıları değiştirilebilirken, bazıları bireyin kontrolü dışındadır. Ancak yaşam tarzı değişiklikleriyle riski azaltmak her zaman mümkündür.
Belirti ve Bulgular
Yemek borusu kanseri, erken dönemlerde genellikle belirti vermez. Belirtiler ortaya çıktığında ise şunlar gözlemlenebilir:
- Yutma Güçlüğü (Disfaji): En sık rastlanan belirtidir. Başlangıçta katı gıdalarla sınırlı olup, zamanla sıvıları da etkileyecek şekilde ilerler.
- Kilo Kaybı: Beslenme güçlüğüne bağlı olarak gelişir.
- Göğüs veya Sırtta Ağrı: Yutma sırasında veya dinlenirken hissedilebilir.
- Ses Kısıklığı ve Öksürük: Tümör çevre dokulara yayıldıysa oluşabilir.
- Mide yanması veya reflü benzeri şikayetler.
- Kanlı kusma veya dışkıda kan.
Bu belirtiler her zaman kansere işaret etmese de, uzun sürmeleri durumunda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.
Tanı Süreci: Hangi Testler Kullanılır?
Tanı süreci, detaylı tıbbi öykü ve fizik muayene ile başlar, ardından çeşitli görüntüleme ve endoskopik işlemlerle devam eder:
- Endoskopi (Özofagoskopi): Yemek borusunun içini doğrudan görmek ve biyopsi almak için en faydalı yöntemdir.
- Biyopsi: Kesin tanı için tümörden alınan doku örneği mikroskobik olarak incelenir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR): Tümörün yayılımını belirlemede kullanılır.
- PET-CT: Metastazları saptamada oldukça hassas bir yöntemdir.
- Endoskopik Ultrasonografi (EUS): Tümörün derinliği ve lenf nodu tutulumu hakkında detaylı bilgi verir.
Tanı, doğru evrelendirme ve tedavi planlaması için kapsamlı yapılmalıdır.
Evrelendirme ve Kanserin Yayılımı
Yemek borusu kanseri evrelendirmesi, tümörün büyüklüğü (T), lenf bezlerine yayılımı (N) ve uzak organ metastazı (M) dikkate alınarak yapılır. Evreleme genellikle I ile IV arasında sınıflandırılır. Evreye ve tümörün yerine göre tedavi planı şekillenir. Erken evrelerde cerrahi ön plandayken, ileri evrelerde kemoradyoterapi kombinasyonları daha sık kullanılır.
Tedavi Yöntemleri ve Yaklaşımları
Tedavi planlaması, hastanın genel sağlık durumu, tümörün yeri, evresi ve yayılımına göre değişkenlik gösterir. Uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Cerrahi: Özofajektomi (yemek borusunun çıkarılması) en sık tercih edilen yöntemdir.
- Radyoterapi: Lokal kontrol sağlamak amacıyla kullanılabilir.
- Kemoterapi: Sistemik yayılımın önlenmesi veya mevcut metastazların küçültülmesi hedeflenir.
- Kemoradyoterapi: Cerrahi öncesi ya da cerrahisiz olgularda birlikte uygulanabilir.
- Palyatif Yöntemler: İleri evrelerde yaşam kalitesini artırmak için stent yerleştirme veya lazer tedavileri gibi yöntemlerdir.
Her tedavi yöntemi kendi içinde farklı risk ve faydalar barındırır. Tedavi multidisipliner bir ekip tarafından planlanmalıdır.
Özofajektomi Nedir? Nasıl Uygulanır?
Özofajektomi, kanserli yemek borusunun cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Genellikle tümörlü kısmı içine alacak şekilde yemek borusunun tamamına yakını alınır. Mide veya kolon gibi bir organ, yemek borusunun olduğu alandan boyunda yutak dediğimiz yere getirilerek sindirim sistemi devamlılığı yeniden sağlanır. Uygulama yöntemleri arasında açık cerrahi, minimal invaziv cerrahi (laparoskopik ve torakoskopik teknikler) ve transhiatal/transtorakal yöntemler bulunur. Ameliyat oldukça karmaşık ve deneyim gerektiren bir işlemdir. Ameliyat sonrası bakım ve izlem süreci de en az cerrahinin kendisi kadar kritiktir.
Cerrahiye Hazırlık ve Sonrası Dönem
Ameliyat öncesi hazırlıkta hastanın solunum kapasitesi, beslenme durumu ve genel sağlığı değerlendirilir. Ameliyat sonrası süreçte ise yoğun bakımda izlem, ağrı kontrolü, sıvı ve elektrolit dengesi takibi yapılır. Akciğer egzersizleri ile solunum komplikasyonları önlenmeye çalışılır ve beslenmeye aşamalı olarak başlanır. İyileşme süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte, ortalama hastanede kalış süresi 10-14 gündür.
Komplikasyonlar ve Olası Riskler
Özofajektomi büyük bir cerrahi girişim olduğundan bazı komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar arasında anastomoz kaçağı, pnömoni, kanama, enfeksiyon, yutma güçlüğü ve sinir hasarı sayılabilir. Bu nedenle cerrahın ve merkezin deneyimi büyük önem taşır.
Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Ameliyat sonrası beslenme süreci aşamalı olarak ilerler. Başlangıçta tüple beslenme gerekebilir, ardından sıvı, püre ve yumuşak gıdalara geçilir. Dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Az ve sık öğünler.
- Bol su tüketimi.
- Gazlı, baharatlı ve asitli gıdalardan kaçınma.
- Yavaş yeme ve iyi çiğneme alışkanlığı.
- Gerekirse diyetisyen desteği alınması.
Yaşam tarzında sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz ve stresi azaltma gibi değişiklikler de uzun vadede fayda sağlayabilir.
Takip ve Uzun Vadeli İzlem
Yemek borusu kanseri tedavisi sonrası takip süreci oldukça önemlidir. İlk 2 yıl, nüks riski açısından en kritik dönemdir. Takip planı düzenli fizik muayene, kan testleri, endoskopik kontroller ve görüntüleme tetkiklerini (BT, MR, PET) içerir. Ayrıca beslenme durumu, psikolojik iyilik hali ve yaşam kalitesi de takip sürecinin bir parçasıdır.
Psikolojik Etkiler ve Destek İhtiyacı
Kanser tanısı ve büyük cerrahiler sonrası hastalarda depresyon ve anksiyete sık görülür. Psikolojik destek, hastaların tanıya uyum sağlamasına, tedavi sürecinde motivasyonunu korumasına ve yaşam kalitesini sürdürmesine yardımcı olabilir. Hastaların sadece fizyolojik değil, duygusal olarak da desteklenmesi bütüncül iyileşmenin bir parçasıdır.
Yemek Borusu Kanseri / Özofajektomi Hizmeti Verdiğimiz Şehirler
Prof. Dr. Nurkan Törer ve deneyimli ekibi, Adana merkezli kliniğinde modern teknolojik altyapı ve güncel cerrahi tekniklerle başarılı özofajektomi operasyonları gerçekleştirmektedir. Adana’nın yanı sıra; Hatay, Gaziantep, Elazığ, Kayseri, Şanlıurfa, Mersin, Diyarbakır, Osmaniye, Batman, Malatya, Aksaray, Kilis, Adıyaman, Karaman, Niğde, Hakkari, Mardin, Nevşehir, Sivas, Konya, Siirt, Muş, Yozgat, Erzincan ve Şırnak gibi birçok ilden gelen hastalara da hizmet sunulmaktadır.
Özofajektomi (Yemek Borusu Kanseri Cerrahisi) Fiyatları
Özofajektomi cerrahisinin maliyeti, hastanın sağlık durumu, ameliyatın kapsamı, kullanılan tıbbi ekipmanlar ve cerrahın tecrübesi gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Ameliyatın yapılacağı hastanenin teknik donanımı ve hizmetin verildiği şehir de toplam maliyeti etkilemektedir. Prof. Dr. Nurkan Törer ile iletişime geçerek, yemek borusu kanseri tedavisi ve özofajektomi operasyonları hakkında detaylı bilgi alabilir, randevu oluşturabilirsiniz.