Obezite cerrahisi, kişinin sindirim sisteminde değişiklikler yaparak kilo kaybını teşvik eden ve obeziteye bağlı diğer sağlık sorunlarını kontrol altına almayı amaçlayan cerrahi operasyonların genel adıdır. Bu ameliyatlar, hastanın sağlıklı bir vücut ağırlığına ulaşmasını ve bunu korumasını hedefler. Obezite; diyabet, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon ve bazı kanser türleri gibi birçok hastalığın riskini artırır. Ayrıca uyku bozuklukları, depresyon, reflü, safra kesesi taşları, kısırlık ve adet düzensizlikleri gibi durumlarda da tetikleyici bir rol oynayabilir. Adana’da hizmet veren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nurkan Törer, obezite cerrahisi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Obezite Cerrahisi Nedir?
Obezite cerrahisi, geleneksel yöntemlerle (egzersiz ve diyet programları) kilo vermede başarısız olan kişilerin sağlıklı bir şekilde kilo vermesi için uygulanan ameliyatlardır. Sonuçları oldukça başarılı ve uzun vadeli olan bu cerrahi yöntemler, obezitenin yol açtığı diğer sağlık sorunlarının tedavisini de kolaylaştırır. Günümüzde robotik cerrahi ve laparoskopik (kapalı) yöntemlerle gerçekleştirilen bu operasyonlar, açık ameliyatlara göre daha hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci sunar.
İstatistikler, obezite ameliyatı geçiren hastaların, aşırı kilolu olmanın tetiklediği kanserlere daha az yakalandığını ve yaşam sürelerinin uzadığını göstermektedir. Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklendiğinde, obezite cerrahisi hastaların ameliyat sonrası ilk yıl içinde toplam vücut ağırlıklarının %50 ila %80’ini kaybetmesini sağlayabilir.
Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygundur?
Obezite ameliyatları, hastanın beslenme alışkanlıkları, genel sağlık durumu ve obeziteye bağlı diğer sorunları göz önünde bulundurularak planlanır. Ameliyat için uygun adaylar genellikle 18-65 yaş arası bireylerdir ve şu koşulları taşımalıdır:
- Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan hastalar.
- VKİ değeri 35-40 arasında olup obeziteye bağlı ciddi sağlık sorunları (diyabet, hipertansiyon vb.) yaşayan hastalar.
- Üç yıldır tedavi edilemeyen obezite hastaları.
- Egzersiz, diyet veya medikal tedavilerle kilo vermede başarısız olanlar.
- Endokrinolojik bir hastalığı olmayanlar.
- Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı olmayanlar.
- Ameliyat sonrası yaşam tarzı kurallarına uyum sağlayabilecek hastalar.
- Genel anestezi için herhangi bir sağlık engeli bulunmayan kişiler.
Obezite Cerrahisi Yöntemleri Nelerdir?
Obezite ameliyatları genel olarak üç ana gruba ayrılır: kısıtlayıcı, emilim bozucu ve mix tip ameliyatlar.
Kısıtlayıcı Ameliyatlar:
- Laparoskopik / Robotik Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi) Ameliyatı
- Endoskopik Mide Balonu
Emilim Bozucu Ameliyatlar:
- Laparoskopik / Robotik Duedonal Switch
Mix Tip Ameliyatlar:
- RNY Gastrik Bypass
- Mini Gastrik Bypass
Robotik Obezite Cerrahisi Nedir?
Günümüzde robotik cerrahi sistemleri, obezite ameliyatlarının daha başarılı ve konforlu bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Robotik yöntemle Gastrik Bypass, Revizyon ameliyatları, Tüp Mide ve Duedonal Switch gibi operasyonlar başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir. Cerrah, üç boyutlu ve yüksek çözünürlüklü görüntüler eşliğinde ameliyatı bir konsoldan yönetir. Robotik kollar, cerraha yüksek manevra kabiliyeti ve hassas müdahale imkanı sunarak el titremesi veya yorgunluktan kaynaklanabilecek komplikasyonları önler. Bu yöntemle hata ve komplikasyon riski minimum seviyededir. Ancak her hasta için uygun olmayabilir.
Hangi yöntemin seçileceğine karar verilirken hastanın yaşı, kilosu, obezitenin yanı sıra başka hastalıklarının olup olmadığı ve yaşam koşulları gibi birçok faktör dikkate alınır. Günümüzde en sık uygulanan obezite ameliyatları Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi), RNY Gastrik Bypass ve Mini Gastrik Bypass’tır.
Obezite Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Obezite ameliyatının uygulanışı, seçilen yönteme göre farklılık gösterir. En yaygın kullanılanlardan biri olan tüp mide ameliyatında, midenin %75-80'lik bir bölümü alınır ve kalan kısım tüp şeklinde dar bir yapıya dönüştürülür. Bu sayede kişi daha az gıdayla doyuma ulaşır. Diğer bir yöntem olan gastrik bypass operasyonunda ise küçük bir mide poşu oluşturulur ve bağırsakların bir kısmı sindirim işlevinden dışlanır. Bu, hem gıda tüketimini hem de kalori emilimini kısıtlar.
Ameliyat öncesinde hastalar kapsamlı test ve değerlendirmelerden geçer ve multidisipliner bir ekip tarafından ameliyata uygunlukları belirlenir. Operasyonlar genellikle 1-2 saat sürer ve hastalar 1-2 gün gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edilebilir.
Obezite Cerrahisinin Yaşam Kalitesine Katkıları Nelerdir?
- Diyabetin tedavisi ve şeker dengesi kolaylaşır.
- Hipertansiyon kontrol altına alınır.
- Kalp hastalığı ve kalp krizi riski azalır.
- Solunum fonksiyonları düzelir, uyku apnesi ortadan kalkar.
- Fiziksel aktiviteler daha kolay yapılır.
- Cinsel işlev bozuklukları ve üreme problemleri düzelir.
- Kadınlarda adet düzensizlikleri ve polikistik over gibi metabolik sorunların tedavisi kolaylaşır.
- Eklem ağrıları ve hareket sistemi sorunları düzelme gösterir.
Obezite Ameliyatı Sonrası Yaşam Nasıl Olmalıdır?
Obezite operasyonu sonrası hastanın yaşam biçiminde önemli değişiklikler yapması gerekir. İlk dönemde sıvı ve püre kıvamında beslenilmeli, katı gıdalara aşamalı olarak geçilmelidir. Emilim bozucu ameliyatlardan sonra vücudun vitamin ve mineral emilimi zorlaşacağından, hastaların yaşam boyu takviye kullanması gerekebilir. Düzenli egzersiz yapmak, kas kaybını önlerken, bu süreçte psikolojik destek almak da önemlidir.
Obezite Cerrahisi Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?
Obezite ameliyatı kararı alınırken hastanın sadece kilosu ve vücut kitle indeksine bakılmaz. Aynı zamanda operasyon öncesinde hastanın genel sağlık durumu, obezite dışındaki hastalıkları, beslenme alışkanlıkları ve ameliyat için uygun olup olmadığı kapsamlı şekilde değerlendirilir.
Hastanın gereksinimlerine göre hormon testleri, kan tahlilleri, metabolizma tetkikleri ve karaciğer değerlendirilmesi yapılır. Gerekli hallerde kalp ve akciğer kontrolüne ve endoskopi tetkikine başvurulur. Özellikle hastanın diyabet, uyku apnesi, reflü veya hipertansiyon gibi kronik hastalıklarının olup olmadığı da cerrahi planlama için önem taşır.
Obezite cerrahisi; genel cerrahi, beslenme ve diyetetik uzmanı, endokrinoloji uzmanı ve psikiyatrist gibi farklı branşlardan gelen uzmanlar tarafından multidisipliner bir şekilde planlanır.
Tüp Mide mi Gastrik Bypass mı Daha Uygun?
Tüp mide cerrahisi ve gastrik bypass ameliyatları obezite cerrahisinde en yaygın kullanılan yöntemler arasındadır. Fakat bu iki yöntemin birbirine üstünlüğünden söz edilemez. Tüp mide ameliyatı hastanın midesinin büyük bir bölümünün çıkartılması, sonrasında tüp şeklinde daha küçük hacimli bir mide oluşturulmasını amaçlar. Bağırsaklar anatomik olarak işlevini sürdürür.
Gastrik bypass ameliyatında ise küçük hacimli bir mide oluşturulurken aynı zamanda besinlerin bağırsaklardan geçiş şekli de değiştirilir. Bu yüzden hasta kilo kaybetmekle kalmaz. Aynı zamanda metabolik hastalıklar ve tip 2 diyabet gibi kronik hastalıkların kontrol altına alınmasını da kolaylaştırır.
Hasta için hangi yöntemin uygun olduğuna karar verilirken hastanın vücut kitle indeksi, yaşı, obeziteye eşlik eden hastalıkları, ameliyat geçmişi, reflü varlığı ve beklentileri göz önünde bulundurulur.
Obezite Cerrahisinde Tüp Mide ve Gastrik Bypass Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tüp mide operasyonlarında midenin hacmi küçültülür ve sindirim sisteminin bağırsak bölümüne dokunulmaz. Gastrik bypass operasyonlarında ise mide hacminin küçültülmesinin yanı sıra besinlerin bağırsaklardan geçiş yöntemi de değiştirilir. Bağırsakların bir bölümü sindirimden bypass edildiği için besin emilimi azaltılır.
Bu yüzden her iki operasyonun da metabolik etkileri, uzun vade sonuçları ve takip süreçleri, kilo kaybı düzeyi ve beslenme gereksinimleri farklılık gösterir.
Bilhassa ileri düzeyde obezite, bariatrik ameliyat geçmişi, belirli beslenme alışkanlıkları, reflü ve tip 2 diyabet gibi faktörler göz önünde bulundurularak ameliyat yöntemine karar verilmelidir.
Obezite Cerrahisi Sonrası Ne Kadar Kilo Verilir?
Operasyondan sonra ne kadar kilo vereceği her hasta için farklılık gösterir. Hastanın başlangıçtaki kilosu, vücut kitle indeksi, tercih edilen cerrahi yöntem, hastanın yaşı, beslenme alışkanlıkları, metabolik durumu ve yaşam tarzı ameliyattan sonra ne kadar kilo kaybedeceğini belirler.
Obezite cerrahisi tek başına kişinin hızla ve fazla miktarda kilo kaybetmesini garanti edemez. Ameliyat, obezite tedavisi açısından en önemli araçlardan biridir. Fakat uzun vadede ameliyatın sonuçlarının korunabilmesi, hastanın yeterli miktarda besin değeri ve protein alabilmesi, fiziksel aktivite düzeyinin arttırılması için ameliyat sonrasında hekim ve diyetisyen kontrollerinin titizlikle devam ettirilmesi gerekir.
Obezite Ameliyatı Sonrası Vitamin ve Mineral Eksikliği Olur mu?
Özellikle bağırsakların besin emilimini değiştiren gastrik bypass operasyonlarının ardından hastalarda bazı vitamin ve minerallerin yetersiz kalması mümkündür. Tüp mide operasyonlarının ardından tüketilebilecek besin miktarının azalmasından dolayı da kişide bazı vitamin ve mineral eksiklikleri meydana gelebilir.
Bu yüzden operasyonun ardından doktor gözetiminde ve tavsiyesiyle kalsiyum, D vitamini, B 12, demir ve folat takviyesi kullanılması gerekebilir. Hatta bazı vakalarda bu takviyelerin yaşam boyu kullanılması gerekebilir.
Obezite Cerrahisi Sonrası Tekrar Kilo Alınır mı?
Obezite ameliyatının ardından kilo kaybeden bazı hastalar, ilerleyen dönemde tekrar kilo alabilir. Bu sadece ameliyatın kendisi ile ilgili bir durum değildir. Eğer hasta obezite cerrahisi sonrasında yüksek kalorili beslenmeye, sıvı kalorileri fazlaca tüketmeye devam ederse, yeterince fiziksel aktivitede bulunmazsa, duygusal yeme davranışlarını sürdürürse tekrar kilo alabilir. Bu yüzden obezite ameliyatlarının ardından hastaların beslenme konusunda bilinçlenmesi, diyetisyen desteği alması, yaşam tarzında sağlıklı değişiklikler yapması ve düzenli olarak takip randevularına gelmesi gerekir.
Obezite Cerrahisi Sonrası Reflü Olur mu?
Reflü ve obezite ameliyatları arasındaki ilişki tercih edilecek cerrahi yöntemin belirlenmesinde önem taşır. Özellikle operasyon öncesinde belirgin reflü şikayetleri yaşayan kişilerde cerrahi yönteme karar verilirken hastanın reflü hastalığı kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.
Tüp mide ve gastrik bypass ameliyatının reflü hastalığı üzerindeki etkileri aynı değildir. Bu yüzden reflü hastalarında obezite ameliyatına karar verilmeden önce gerekli görülen gastroenterolojik değerlendirmelerin yapılması ve ameliyat yöntemine bu şekilde karar verilmesi gerekir.
Obezite Cerrahisi Riskli Bir Ameliyat mıdır?
Obezite ameliyatı da tıpkı diğer büyük ameliyatlar gibi kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı komplikasyonlar, pıhtı veya kaçak gibi riskler taşır. Ancak risk düzeyi, hastanın genel sağlık durumu, tercih edilen ameliyat yöntemi, obezitenin derecesi ve cerrahın deneyimi gibi faktörlerle yakından ilişkilidir.
Günümüzde kullanılan robotik ve laparoskopik cerrahi yöntemleri, birçok obezite ameliyatının kapalı yöntemle gerçekleştirilmesine imkan tanır. Bu sayede saydığımız tüm bu komplikasyonların görülme ihtimali büyük oranda azaltılır ve minimuma indirilir.
Ameliyat sonrasında hastanın düzenli olarak takip altında tutulması olası bir komplikasyonun erkenden tespit eidlmesi ve doğru zamanda müdahale edilebilmesini sağlar.
Obezite Cerrahisi Hizmeti Verdiğimiz Şehirler Hangileri?
Prof. Dr. Nurkan Törer ve ekibi, Adana’da modern teknolojik donanımı ve deneyimiyle obezite cerrahisi alanında başarılı operasyonlar gerçekleştirmektedir. Adana’nın yanı sıra Mersin, Osmaniye, Gaziantep, Kayseri, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Nevşehir, Aksaray, Konya, Karaman, Diyarbakır, Mardin, Hatay, Niğde, Kahramanmaraş, Elazığ, Sivas, Yozgat, Batman, Muş, Kilis, Erzincan, Şırnak, Hakkari ve Siirt gibi birçok şehirden gelen hastalara hizmet verilmektedir. Tedavi sürecinizi başlatmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Obezite Cerrahisi Fiyatları Nasıl Belirlenir?
Obezite cerrahisi fiyatları, hastanın sağlık durumu, operasyonun kapsamı, kullanılan cerrahi teknikler, doktorun uzmanlığı ve sağlık kuruluşunun donanımı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Güncel fiyat bilgisi için bizimle iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz.
Obezite Cerrahisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Obezite Nedir?
Obezite, vücuttaki yağ kütlesinin normalin üzerinde olması durumudur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık %30'u obez veya fazla kiloludur. Türkiye'de ise her 3 yetişkinden 2'si kilolu veya obezdir.
Obezite Ameliyatı Sonrası Kilo Kaybı Kalıcı Mıdır?
Kilo kaybının kalıcı olması, hastanın sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerine (düzenli egzersiz ve dengeli beslenme) uyum sağlamasına bağlıdır. Yeme bozuklukları için profesyonel destek almak, ameliyat sonuçlarının korunmasına yardımcı olur.
Obezite Cerrahisi Riskleri Nelerdir?
Her ameliyatta olduğu gibi obezite ameliyatlarında da anestezi, kanama, enfeksiyon veya emboli gibi riskler mevcuttur. Ancak laparoskopik ve robotik yöntemlerle bu riskler minimum seviyeye indirilmiştir. Bu nedenle, deneyimli bir cerrahla çalışmak ve doktorun talimatlarına uymak büyük önem taşır.
Obezite ameliyatı kimlere yapılır?
Bir hastanın obezite ameliyatı için uygun olup olmadığı sadece mevcut ağırlığı üzerinden değerlendirilemez. Vücut kitle indeksi, geçmişte uygulanan obezite tedavileri, hastanın genel sağlık durumu, obeziteye eşlik eden hastalıklar ve hastanın cerrahiye uygunluğu gibi çok sayıda faktörün birlikte değerlendirilmesi gerekir.
VKİ kaç olursa obezite ameliyatı yapılır?
VKİ 35 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde, obeziteye eşlik eden başka hastalıkların bulunup bulunmadığından bağımsız olarak obezite cerrahisi önerilmektedir. VKİ 30-34,9 kg/m² arasında olup metabolik hastalıkları bulunan ve ameliyat dışı tedavilerle yeterli sonuç alınamayan hastalarda da obezite ameliyatı değerlendirilebilir. Fakat kesin karar hastanın bireysel koşullarının değerlendirmesinin ardından verilmelidir.
Obezite ameliyatı için yaş sınırı var mı?
Obezite ameliyatı için kesin bir yaş sınırı koymak olası değildir. Günümüzdeki bilimsel yaklaşımlarda hastanın cerrahi operasyona uygunluğu, yaşı, genel sağlık durumu, metabolik hastalıkları, anestezi riski ve operasyon sonrasındaki sürece uyum sağlama potansiyeline göre değerlendirilir.
Tüp mide mi, gastrik bypass mı daha iyi?
Her hasta için “en iyi” diye bir seçenek yoktur. Tüp mide ve gastrik bypass ameliyatları farklı şekillerde etki eder. Reflü, tip 2 diyabet, hastanın geçmiş cerrahi operasyonları, VKİ değeri ve beslenme alışkanlıkları doğrultusunda hastanın ihtiyaçlarına en iyi cevap verecek yönteme karar verilir.
Obezite ameliyatı sonrası kaç günde normal hayata dönülür?
İyileşme süresi tercih edilen cerrahi yönteme, hastanın genel sağlık durumuna ve hastanın yeni durma uyum sürecine göre şekillenir. Laparoskopik yani kapalı cerrahi yöntemi ile gerçekleştirilen ameliyatlardan sonra günlük yaşantıya daha çabuk dönülür. Fakat işe ve fiziksel aktivitelere dönüş zamanlaması mutlaka cerrahın önerileri doğrultusunda planlanmalıdır.
Obezite ameliyatından sonra tekrar kilo alınır mı?
Evet bazı hastalarda ameliyatın ardından tekrar kilo alınması mümkündür. Ancak düzenli olarak takip altında tutulması, beslenme alışkanlıklarının korunması, düzenli fiziksel aktivitelerde bulunulması ve diyetisyen desteği alınması sonuçların uzun vadeli olmasını sağlar.
Obezite ameliyatından sonra vitamin kullanmak gerekir mi?
Özellikle besin emilimine müdahale edilen ameliyatların ardından hastanın kan değerleri incelenir. Sonrasında vitamin ve mineral takviyesi alması önerilebilir. Özellikle gastrik bypass ameliyatı besin emilim mekanizmasını değiştirdiği için ameliyattan sonra laboratuvar kontrolleri ve takviyeler kullanılması önem taşır.
Obezite cerrahisi diyabeti iyileştirir mi?
Metabolik cerrahi, uygun bulunan hastalarda tip 2 diyabet hastalığının kontrol altına alınmasına katkı sağlar. Birçok hastanın diyabet ilaçlarına duyduğu gereksinimi azaltır. Fakat bu kişiden kişiye değişen bir durumdur. Obezite ameliyatı diyabet hastalığı için kesin ve kalıcı bir tedavi anlamına gelmez.
Robotik obezite cerrahisinin avantajları nelerdir?
Robotik cerrahi cerrah için üç boyutlu ve yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlar. Bunun yanı sıra robotik kollar her yöne yüksek hassasiyette hareket edebilirler. Hasta için sağladığı avantajlar ise hemen hemen laparoskopik cerrahi ile aynıdır.
Obezite ameliyatı tehlikeli midir?
Her ameliyatta olduğu gibi obezite ameliyatlarında da bazı riskler söz konusudur. Ancak deneyimli bir cerrahi ekip, uygun hasta seçimi, ameliyat öncesinde yapılan kapsamlı değerlendirmeler ve operasyon sonrası düzenli takip ile bur riskler minimum düzeye inmektedir.
Adana'da En İyi Obezite Cerrahisi Yapan Doktor Kimdir?
“Adana’da en iyi obezite cerrahisi yapan doktor kimdir?” sorusu, obezite nedeniyle cerrahi tedavi araştıran hastalar tarafından sıkça sorulmaktadır. Ancak sağlık hizmetlerinde “en iyi” gibi üstünlük ifade eden değerlendirmeler bilimsel olarak nesnel biçimde kanıtlanamadığı gibi yürürlükteki sağlık mevzuatı açısından da uygun kabul edilmemektedir.
Obezite cerrahisi; hastanın vücut kitle indeksi (VKİ), genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıkları, beslenme alışkanlıkları ve daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilerek kişiye özel planlanır. Uygun hastalarda tüp mide, gastrik bypass ve diğer bariatrik cerrahi yöntemleri değerlendirilebilir.
Tedavi sürecinde doğru hasta seçimi, hastaya uygun cerrahi yöntemin belirlenmesi, deneyimli bir genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirme yapılması ve ameliyat sonrası düzenli takip önem taşır.